DIŞ TİCARETTE MEVZUAT VE UYGULAMA

DIŞ TİCARETTE MEVZUAT VE UYGULAMA

Hukukta mevzuat, “Kanun, nizamname, kararname, talimatnamelerin içerdiği hükümler” olarak tanımlanmaktadır.

Bu yazıda, dış ticaret yapanlar açısından mevzuatın önemi ve önceliği üzerinde durulacaktır.

Dış ticaret öğretisinde üniversite öğrencileri başta olmak üzere dış ticarete yeni başlayanlar arasında Dış Ticarete İlişkin Mevzuatın öğrenilmesine zaman ayrılmaması gerektiğini, asıl önemli olanın uygulama olduğunu düşünenlerin sayısı oldukça fazladır. Mevzuat, teorik bilgi olarak değerlendirilir ve uygulamaya bir an önce geçilmesi talebinde bulunulur.

Bir dış ticaret işleminde işlemi yapan açısından önemli olan husus, en yüksek faydayı sağlayacak şekilde en düşük maliyetle ve en kısa sürede, istenilen sonuca ulaşılmasıdır. Prosedür gerektirmeyen işlerde, izlenecek kural olmadığından uygulama serbestliği ortaya çıkmakta ve bu işlerin yapımında yol yöntem belirleyenlerin icraatı, en bilinen yaygın uygulama olmaktadır. Zira ortada oluşturulmuş kurallar -mevzuat- yoktur; bu serbesti içinde daha önceki uygulamalardan elde edilen tecrübelerin aktarılması önem kazanmaktadır. Ancak dış ticaret alanı kurallar bütününden oluşmaktadır ve yapılan uygulamaların mevzuata uygunluğu aranmaktadır.

Dış Ticarete İlişkin Mevzuat

Dış ticarete ilişkin mevzuat; ihracat, ithalat, gümrük, kambiyo ve benzeri kavramlar altında çok sayıda mevzuatı bir arada değerlendiren bir üst düzenlemedir.

Bu mevzuat, karmaşık ve detaylı bir yapıya sahiptir. Tüm toplumu ilgilendiren işlerin kamu düzenini bozmadan yerine getirilmesi, faaliyetlerin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde sonuçlandırılması gerekir.

Dünyada ve ülkemizde, oldum olası, dış ticaret kural ve uygulamaları; ithalat ve ihracatta yaşanan yenilikler ve değişiklikler nedeniyle yakından izlenmesi gereken dinamik bir yapıya sahip olmuştur. Değişen ekonomik koşullara uygun yasal düzenlemelerin yapılması ülkelerin siyasi yapısına göre şekillenmekte, bazen düzenlemeler ayları, yılları bulan gecikmelerle yapılabilmektedir.

Ekonomik şartlardaki değişikliklere toplumun uyumu ne kadar hızlı sağlanırsa, yasal düzenlemeler ne kadar çabuk mevcut koşullara uyumlu hale getirilirse hayatın gerçekleri ile mevzuat arasındaki fark da o oranda azalmış olmaktadır.

Mevzuatı Bilmek

Dış ticaret uygulamalarında başarılı olmanın yolu, mevzuatı iyi bilmekten geçmektedir. Belki eş, dost ve iş arkadaşlarımızdan edineceğimiz bilgilerle işlerimizi yürütmeyi düşünebiliriz ancak bize yol gösteren ana rehber daima mevzuat olacaktır.

Dış ticarette “iyi uygulamacı”, mevzuatı iyi bilen ve mevzuatı hazmetmiş kişi demektir. Burada açıklanması gereken husus; mevzuatı bilmek ifadesinin ne anlama geldiğidir. Konumuz dış ticaret olduğundan, değişen mevzuatı yakın takip etmek ve ayrıntıda dış ticaret konusunda bilgi sahibi olmak, “Mevzuatı Bilmek” anlamına gelebilir. Ancak bunun dış ticarete yeni başlayan kişiler tarafından kısa sürede bilinmesi mümkün değildir. Bilgilerin kalıcı olması, uygulamada çok sayıda işlem yapılmasına bağlıdır. Önemli olan aranılan konunun hangi kurumlar tarafından düzenlendiğinin ve hangi düzenlemeler arasında bulunabileceğinin bilinmesidir. Tabii bir de yasal düzenlemeleri doğru yorumlamak gerekir.

Mevzuatı bilmek, yasal düzenlemeleri oluşturan siyasilerden, uygulayıcı bürokrat ve iş insanına, akademisyeninden öğrencisine kadar konuyla ilgilenenleri ön plana çıkarır.

Mevzuat, Uygulamanın Temeli

Dış ticarete ilişkin mevzuatın en üst düzenlemesi Anayasa’dır. Sonrasında dış ticarete ilişkin kanunlar gelir. Kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri bürokrasinin desteği ile hazırlanmakta ve gerekli süreç tamamlanarak yürürlüğe konulmaktadır. Mevzuatın uygulaması kamuda bürokrasi tarafından yerine getirilmektedir. Bürokrasinin uygulamasına göre hizmeti talep edenler tarafından mevzuat, olumlu veya olumsuz değerlendirilebilmektedir. Uygulamada ortaya çıkan değişikliklere ayak uyduracak mevzuat düzenlemelerinin yapılması, kamuoyunda her zaman olumlu karşılık bulmaktadır. Bu nedenle, mevzuatı uygulayan bürokratlara, taleplerin yerine getirilmesinde, büyük görevler düşmektedir.

Sonuç olarak, bir sistem bütünlüğü içinde aynı konunun aynı düzenleme içerisinde yer alacak şekilde uygulamanın açık ve net yerine getirilmesine imkan tanıyarak oluşturulan yasal düzenlemeler, her zaman uygulayıcılara temel yol gösterici niteliktedir.

Bu çerçevede, kamuda bürokratların, piyasada ihracatçıların, ithalatçıların ve dış ticaretin uygulayıcıları durumundaki diğer paydaşların başucu kaynağı Dış Ticarete İlişkin Mevzuat olmaktadır.

 Kaynakça

-BERKİ, Ömer; “Açıklamalı DIŞ TİCARET MEVZUATI” TDV (Ağustos 2019)

Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir