
Bi-Gu Magazine, Sayı:11 Eylül 2025’de yayımlanmıştır.
A. Giriş
Firmaların yurt dışından elde ettikleri döviz gelirlerini Türk Lirası’na dönüştürmelerini teşvik eden “Döviz Dönüşüm Desteği”, son yıllarda Türkiye’de döviz likiditesinin artırılması bakımından önemli bir politika aracı haline gelmiştir. Bu destek mekanizması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 26.01.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan (ki son değişiklik 01.08.2025 tarihinde yapılmıştır.) Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ ile buna istinaden hazırlanan Uygulama Talimatı çerçevesinde yürütülmektedir. Uygulamanın amacı yalnızca firmaların dövizlerini Türk Lirası’na dönüştürmelerini sağlamak değil, aynı zamanda bu işlemlerin belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesini temin ederek finansal piyasaların istikrarına katkıda bulunmaktır.
B. Destek Uygulamasının Tanımı ve Kapsamı
Döviz dönüşüm desteği; yurt dışı kaynaklı dövizlerini bankalar aracılığıyla TCMB’ye satan firmalara Türk Lirası bazında sağlanan bir teşvik ödemesidir. Destek tutarı, satılan döviz karşılığında firmaya ödenen Türk lirası tutarın belirli bir yüzdesi üzerinden hesaplanır ve aracı banka kanalıyla firmaya aktarılır.
Bu destekten, Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan ve tüzel kişiliğe sahip olan firmalar faydalanabilir.
“Yurt dışı kaynaklı döviz” kavramı uygulama açısından oldukça kritik olup mevzuatta ayrıntılı şekilde tanımlanmıştır. Buna göre ihracat bedelleri, döviz kazandırıcı hizmet gelirleri ve serbest bölgelerden elde edilen ihracat gelirleri bu kapsamdadır. Ancak kıymetli maden ihracından elde edilen gelirler destek kapsamı dışındadır.
C. Dövizin İşleme Konu Olabilmesi İçin Aranan Şartlar
Döviz dönüşüm desteğine konu olabilecek işlemlerde yalnızca Merkez Bankasının alım‐satıma konu ettiği döviz cinsleri kullanılabilir. ABD doları, Euro ve İngiliz sterlini dışındaki diğer dövizler önce bu para birimlerinden birine çevrilerek TCMB’ye satılır.
Destek ödemesinden faydalanabilmek için firmaların aşağıdaki koşulları karşılaması gerekmektedir:
• Yurt dışı kaynaklı dövizlerin banka aracılığıyla TCMB’ye satılması,
• Döviz satışı sırasında firma tarafından imzalanarak bankaya sunulan “1 ay süreyle döviz alımı yapılmayacağına ilişkin taahhütname”,
• Satış anında TCMB’nin son açıkladığı döviz alış kuru üzerinden işlem yapılması,
• Türk lirasına çevrilen tutarın %2’si oranında destek ödenmesi (1 Ağustos – 31 Ekim 2025 arasında %3).
Destek ödeme sürecinde bankalar, satın aldıkları dövizleri iş günlerinde saat 17.00’ye kadar TCMB’ye bildirerek toplu şekilde aktarır. TCMB, Türk lirası tutarı ile destek ödemesini masrafsız olarak bankaya iletir.
Ç. Destekten Yararlanılamayacak Durumlar ve İstisnalar
İhracat ve Döviz Kazandırıcı Hizmetler Reeskont Kredisi kullanan firmalara kredi süresi boyunca döviz dönüşüm desteği verilmez. Peşin ihracatlarda, gümrük beyannamesi ibraz edilmeden yapılan satışlarda destek ödenmez. Ancak beyannamenin en geç altı ay içinde ibrazı halinde ödeme yapılabilir.
Aracılı ihracat sözleşmelerinde döviz satış hakkı ürün tedarik eden firmaya ait olup, bu dövizler üzerinden destek başvurusu yapılabilir. Yurt dışından efektif olarak getirilen ihracat gelirleri için Nakit Beyan Formu düzenlenmesi zorunludur. Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) kullanılması halinde firmanın 3 ay boyunca tek bir banka üzerinden satış yapacağına dair taahhüt vermesi gerekmektedir.
İhraç bedelinin satılmasını müteakiben ihracatın firmanın kastı veya kusuru olmaksızın iptal edilmesi halinde ödenmiş destek tutarı TCMB’ye iade edilir.
D. Taahhüdün İhlali ve Yaptırımlar
Döviz alımı yapmama taahhüdünün ihlali halinde, destek tutarı gecikme faizi ile birlikte geri alınır. Bu tür ihlaller Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi yükümlülüğü doğurur. Yaptırım tutarı ödeninceye kadar ilgili firma Merkez Bankası kaynaklı destek ve kredi başvurularında değerlendirmeye alınmaz. Usulsüz beyanda bulunan firmalar ise üç yıl süreyle destek programından yararlanamaz. Grup firmalarına ait taahhütler ana ortaklığı da bağlar.
Taahhüt süresi boyunca firmaların, yurt dışına türev işlem ya da kıymetli maden/döviz alım-satım amacıyla Türk lirası veya döviz transferi yapmaları yasaktır.
E. Bankaların Rolü ve Sorumlulukları
Bankalar, yalnızca döviz alım-satım işlemini gerçekleştirmekle kalmamakta, yurt dışı kaynaklı dövizlerin kaynağına ilişkin kontrolleri de yapmakla yükümlüdür. Gümrük beyannamesinde belirtilen banka haricinde bir banka aracılığıyla satış yapılması halinde, işlemi gerçekleştiren banka daha önce destek ödenmediğine ilişkin teyidi almak zorundadır. Bu yükümlülüklere uyulmaması halinde bankalar, doğabilecek tüm zarar ve cezai yaptırımlardan firmalarla birlikte müteselsilen sorumludur.
F. Genel Değerlendirme – Bir Mevzuat Çelişkisi mi?
Uygulamada farklı normların amacı birbirinden farklı olduğu için aynı döviz tutarı bir mevzuatta “serbest” iken başka bir mevzuatta destek kapsamı dışında kalabilmektedir. Bu durum ilk bakışta bir mevzuat çatışması gibi görünse de gerçekte iki ayrı hukuki düzenlemenin farklı amaçlara yöneldiğini gösterir.
Örneğin, Libya’ya yapılan ihracatlarda, ihracat bedelleri döviz Nakit Beyan Formu olmaksızın yurda getirilebilir. Bu uygulama kambiyo mevzuatı açısından aykırılık oluşturmaz. Ancak TCMB “bu işlemi ayrıca teşvik edeceğim” diyorsa ilave belgeler ve şartlar arayabilir. Aynı şekilde kıymetli maden ihracatından doğan dövizlerin yurda getirilmesinde, çoğu ihracatlar için geçerli Kambiyo Mevzuatının genel hükümleri uygulanmakta iken, Merkez Bankası bu ihracatlara dönüşüm desteği vermemektedir.
G. Sonuç olarak;
Ortada bir hukukî çelişki değil, birisi zorunlu diğeri ise teşvik şartı getiren iki farklı düzenleme bulunmaktadır. Bu nedenle firmaların yalnızca kambiyo mevzuatına değil, aynı zamanda teşvike/desteğe ilişkin özel düzenlemelere de uyum sağlamaları gerekmektedir.